Anadolu'nun ilk Türk başkenti: İznik

İznik, Türkiye'nin Bursa ilinin bir ilçesi ve ilçenin merkezi olan şehir. Adını şehirden alan İznik Gölü'nün doğu kıyısında, Bursa'nın kuzeydoğusunda yer alır.

Anadolu'nun ilk Türk başkenti: İznik

Surlarla çevrili bir şehir olan eski Bizans şehri İznik, adeta bir açık hava müzesi gibi olduğu için görkemli geçmişini tüm güzelliğiyle yansıtıyor ve meraklıların ilgi odağı haline geliyor. İlk adı “Helikore” yani “mert ve zengin insanların yaşadığı, bağı bahçesi bol olan yer" anlamına gelen İznik, Hristiyan döneminde ilk defa dini kararlar alınmaya başlandığı içinde tarihi bakımdan büyük bir öneme sahiptir. Günümüzde ise, çini dükkanları, kır kahveleri ve el sanatları tezgahlarından oluşan tozlu ama bir o kadar da eskimeyen, tarih kokan bir koleksiyondur.

Rengarenk Motifli Bir Türk Hatırası: İznik Çinisi

Şüphesiz ki İznik denince akla ilk gelen, muhteşem bir özveri ve emek ile ortaya çıkarılan ihtişamlı çinilerdir. Paris'teki Louvre'u, Londra'daki Victoria ve Albert Müzesi'ni veya İstanbul'daki Topkapı Sarayı'nı ziyaret ettiyseniz, İznik'te üretilen kendine özgü seramik çini ve çanak çömlekleri mutlaka görmüşsünüzdür. O dönemlerden bu yana, binalar filizlendikçe ve çini üretimi zirveye ulaştıkça, motifler ayrıca bahar çiçekleri, zambaklar, servi ağaçları ve asma yaprağı salkımlarının rahat bir şekilde göründüğü daha doğal ve serbest bir stile dönüşmüştür. Diğer bir deyişle, görsel açıdan insanı tatmin eden bu figürlere, yazımızda da sık sık bahsedeceğimiz üzere her yerde rastlamak mümkündür.

İznik’in Manevi Değeri Ayasofya Camii

Her taşının altından tarih çıkan bu şehir hakkında konuşurken, içeriye girer girmez ruhunuza işleyen atmosferiyle sizi içine çeken İznik Ayasofya Camii’den bahsetmeden olmaz. Şehrin en çok merak edilen ve ilgi gören yapıtlarından biri olmaya adaydır bu başyapıt. Etrafı gül bahçesiyle çevirili olan bu camii, başlangıçta büyük bir Justinian Kilisesi idi. 16. yüzyılda çıkan bir yangın ile büyük hasara uğrayan bu eser, Büyük Osmanlı mimarı Mimar Sinan (1489–1588) tarafından yönetilen rekonstrüksiyon ile dekorasyona o meşhur İznik çinilerini de ekletilerek yeniden yaratılmıştır.

İstanbul Kapısı

Konstantinopolis'ten (eski İstanbul) şehre giriş olması nedeniyle bu kapı, İznik şehrinin en önemli unsurlarındandır. Tam 2000 yaşındadır ve üstünde ki ilginç figürlerle ünlü olup birçok turisti kendine çekmektedir. İznik’in hedefinin Unesco Dünya Mirasları listesine alınmasına yardımcı olabileceği umulmaktadır. 

Sularında Tarih Barındıran İznik Gölü

Marmara Bölgesi’nin en büyük gölü olarak bilinen bu göl o kadar büyüktür ki, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde İznik şehrine methiyeler düzdükten sonra, bu gölle alakalı olarak” bir insanın at ile etrafını bir günde dolaşabileceğini” yazmıştır. Burası öyle bir şehir ki, gölün içinde bile tarihi bulgulara rastlamak mümkündür. Helikopterle çekim yapıldığı sırada tesadüfen bir eser keşfediliyor ve bu eserin 1600 yıl önce yapılmış olan bir “bazilika” olduğu saptanıyor. Ayrıca hemen hemen her mevsim rahatlıkla gidebileceğiniz bu gölün çevresi tamamen tarım alanları (ekili alan) ve zeytinliklerle çevrilidir. İnsanların vakit geçirmesine olanak sağlayan geniş, rahat alanları mevcuttur. Yüzebilir, piknik yapabilir veya gölün o eşsiz manzarası ile İznik’in günbatımını seyrettikten sonra doğa ile iç içe olan otellerden birinde kalabilirsiniz.

İznik Müzesi

Kafamızı çevirdiğimiz her yerde geçmişin izlerini görürken, günümüze kadar ulaşmayı başaran eserleri koruyup bizlere sergileyen müzelerden bahsetmemek olmaz. İznik bölgesinde bulunan Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait arkeolojik ve etnografik eserlerin çoğu İznik Müzesi'nde sergilenmektedir. Müzenin bahçesinde lahitler, kabartmalar, sütun başlıkları, yapı taşları, stiller ve İslami mezar taşları, sütun dizisinin altında ise İslam öncesi ve İslami dönemlere ait birçok yazıtlar bulunuyordur. Müzede sergilenenler arasında Türk çinilerinin en güzelleri arasında yer alan İznik çinileri, İznik çini tabakları ve kaseleri de bulunmaktadır. Ayrıca müzenin bir kütüphanesi vardır.

İznik Kalesi

Roma İmparatorluğu döneminden kalan İznik Kalesi, İznik Gölü'ne yakındır Birçok düşman saldırısına engel olmayı başaran kalenin yapımına, 310 yılında Filip'in oğlu Antignius tarafından verilen emirle başlanmıştır.