Bir devrin başladığı yer: Söğüt

Söğüt, Bilecik ilinin bir ilçesidir. Osmanlı Beyliği'nin ilk başkenti olarak bilinir. Ertuğrul Gazi tarafından İznik İmparatorluğu'ndan alınmıştır

Bir devrin başladığı yer: Söğüt

Tarihe meraklı iseniz doğru adrestesiniz. Söğüt’ün içerisine girdiğiniz andan itibaren Osmanlı Devleti’nin kurulduğu ilk yer olması sebebiyle Osmanlı Devleti’nin kuruluş zamanından Kurtuluş Savaşı dönemine kadar yapılmış birçok yapı çevrenizi adeta bir tarih sarmalı gibi saracaktır. Sadece tarihi değil doğal güzellikleri ve sağlıklı kaplıcalarıyla da yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmayı fazlasıyla hak eden mutlaka gezilip görülmesi gereken şehirlerin başında yer alıyor. Bu yazımızda sizlere Söğüt hakkında bilgiler verirken aynı zamanda ziyaret etmek isterseniz bilmeniz gereken hususlar konusunda bilgiler vermeye çalıştık. Yazımızın devamında tarih kokan Söğüt hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Söğüt Nerede?

Söğüt, Bilecik ilinin bir ilçesidir. Ülkemizin kuzeybatı yönünde bulunan Söğüt’ün komşusu ekonomik yönden de bağlı olduğu Eskişehir’le komşudur. Şehir merkezine 31 km, komşusu Eskişehir’ ise 52 km uzaklıkta yer alan kendi içinde doğal ve tarihi güzelliklere ev sahipliği yapan nadide bir ilçedir.

Söğüt’e Nasıl Gidilir?

Söğüt’e ülkemizin her yerinden karayoluyla kolaylıkla ulaşım sağlanabilmektedir. İster otobüs ister özel araçla Bilecik’e geldiğiniz taktirde, Eskişehir-Bozüyük istikametine devam edip yol üzerinde Söğüt tabelalarını takip ettiğiniz taktirde kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Ayrıca Bilecik şehir merkezinden kalkan dolmuş hatlarını kullanarak da Söğüt’e ulaşım sağlayabilirsiniz.

Söğüt’e Geldim Nereleri Gezeceğim?

İşte asıl konumuz burada başlıyor. Söğüt’ü ziyaret etmeyi düşünüyorsanız daha önceden tarihi ve görülmeye değer yerleri bilmek sizlere büyük fayda sağlayacak, görmeniz gerekenleri gözden kaçırmanızı engelleyecektir. Öncelikle tarih kokan bu şehri anlatmaya elbette tarihi alanlardan başlamak gerekir.

Ertuğrul Gazi Türbesi

Söğüt’ün merkezinde bulunan Ertuğrul Gazi Türbesi, Ertuğrul Gazi Caddesi’nde yer almaktadır. Türbe, Osman Bey’in babası Ertuğrul Gazi’ye aittir. Dönem içerisinde çeşitli restorasyon ve onarım çalışmalarıyla türbe günümüze kadar gelebilmeyi başarmıştır. 

Türbenin girişinde sizleri Türk devletlerinin bayrakları karşılayacaktır. İçerisinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselme döneminde fethettiği bölgelerden getirtilen topraklar bulunmaktadır.

Çelebi Sultan Mehmet Cami

Söğüt’ün merkezinde Orta Mahallesi’nde bulunan bu cami, Osmanlı’nın ilk dönem mimarisini bizlere yansıtan bir yapıdır. Camiyi 1. Mehmet yaptırdığı için cami, Çelebi Sultan Mehmet Cami ismini almıştır.

Kaymakam Çeşmesi

 Sultan Reşat döneminde zamanın ilçe kaymakamı Sait Bey tarafından yaptırılmıştır.

Kuyulu Mescid

Adını bahçesinde bulunan su kuyusundan almış, Ertuğrul Gazi döneminde yaptırılmış küçük bir ibadethanedir.

Şifa Kaynağı Söğüt Çaltı Kaplıcası

 Söğüt ilçesinin Çaltı köyünde yer alan bu kaplıcanın birçok hastalığa şifa olduğu söylendiği için yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.

Söğüt’ün Doğal Güzellikleri

 Bir imparatorluğun başladığı bu nadide belde sadece tarih değil doğal güzellikleri ile kendine hayran bırakıyor. Söğüt’e gittiğinizde pişman olmamak için mutlaka gidip görmeniz gereken doğal güzellikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Sakarya Irmağı’nın güneyinde bulunan çevresini tepelerin çevrelemiş olduğu oldukça dar ve derin olan Söğüt deresini gidip görebilirsiniz.
  • Söğüt’e ortalama 30 km uzaklıkta bulunan, yeşilin her tonunun ayrı güzelliğini görebileceğiniz Harmana Kanyonu Tabiat Parkı da Söğüt’ e kadar gelmişken uğramadan geçmemenizi tavsiye ettiğimiz yerler arasındadır.
  • Söğüt’e ortalama 25 km mesafede olan Türbin Mesire Alanı, doğayla vakit geçirip kuş seslerini dinlerken piknik yapmak isteyen ziyaretçilerin uğramadan gitmemeleri gereken yerler arasındadır.
  • Söğüt’e yaklaşık 50 km uzaklıkta olarak biraz uzak kalsa da gittiğinize değecek yerler arasındadır. Doğanın eşsiz atmosferini ve taptaze oksijeni ciğerlerinize çektiğiniz anda aşmış olduğunuz yolun buna değdiğini anlayacaksınız. Giderken yanınızda termosunuzu ve çayınızı da almayı unutmayın.