İstanbul'un simge yapılarından: Galata Kulesi

Galata Kulesi, İstanbul'un Galata semtinde bulunan bir kule. 528 yılında inşa edilen yapı, şehrin önemli sembolleri arasındadır.

İstanbul'un simge yapılarından: Galata Kulesi

Sizleri yıllardır dillerden düşmeyen tarihi, heybetli duruşu, üzerine anlatılmış sayısız hikayeleriyle ve tüm güzelliğiyle Galata Köprüsü'ne götürüyoruz...

İstanbul'un Galata semtinden herkesi selamlayan, içeri davet eden, üst katlarına çıkıldıkça panoramik İstanbul Boğazı ve Haliç manzarasıyla büyüleyen Galata Kulesi! Herkesin, yerli yabancı fark etmeksizin herkesin, hakkında az ya da çok bir bilgiye sahip olduğu tarihi değerimizi bir de bizden dinleyin istedik.

Tarih İçerisinde Galata Kulesi

Yapısal olarak bakılacak olursa 528 yılında Bizans İmparatoru Anastasius tarafından Fener Kulesi olarak kullanılmak amacıyla inşa ettirilmiştir. Başlangıçta yapı tamamen ahşaptanmış. Ahşap yapıların hemen hemen hepsinin ortak kaderi olan yangın ile büyük hasar almış. Bu yangın 1204’teki Latin İstilası sırasında çıkan bir yangındır. Şehir savunmasında kritik konumu ve önemi göz ardı edilemediğinden dolayı Cenevizlilerce 1348’de yığma taş tekniği ile yeniden inşa edilmiş. Ayrıca o yıllardaki en yüksek bina olma özelliğini taşımakta imiş. Daha sonra ise Türkler’in eline geçmiş ve her asırda bir restore edilmiş, bakım ve tamirat işleri yapılmış.

16. yüzyılda Kasımpaşa tersanelerinde çalışan Hristiyan savaş esirlerinin barınağı görevini de görmüş kulemiz. Ayrıca 1579’da kapatılsa da Sultan 3.Murat zamanında rasathaneye ev sahipliği yapmış Galata. O dillerden dillere dolaşan Hezarfen Ahmet Çelebi’nin Kanatlandığı noktamız da yine burası… (1638) Dillerden dillere dolaşan diyorum çünkü Avrupa’nın da ilgisini çeken bu uçuş hakkında İngiltere’de gravürler yapılmıştır. Nihayetinde kulemiz 1717’de yangın gözleme kulesi olarak kullanılagelmiştir. 3.Selim döneminde ve 1831’de de birer yangına maruz kalmıştır Galata.1875’te ise çatı külahı devrilmiştir. En son 1967’de bitirilen son restorasyon ile şu an ki görünümüne kavuşmuştur.

Nasıl Giderim Galata’ya Diyenlere!

Galata Kulesi, yukarılarda da değindiğim gibi İstanbul’un Galata semtinde yer almakta. Oldukça merkezi ve şehrin nabzının attığı yerlere çok yakın desem bire bin katmış olmadığımı gittiğinizde anlayacaksınız sizler de.

Bu nedenle ulaşım da oldukça kolay ve çeşitli;

  •     Eğer ben Karaköy’den ulaşım sağlamak istiyorum diyenlerdenseniz Karaköy’e sefer yapan tüm hatlar ve otobüs hatları ile bölgeye ulaşımınız çok basit diyebilirim. Karaköy istasyonundan küçük bir yürüyüş ya da füniküler deneyimi ile kuleye varabilirsiniz.
  •     Şişhane Durağı! Yenikapı- Hacıosman metrosu ile Şişhane durağında inerseniz hem zorlamayan yokuş aşağı bir yürüyüş keyfi hem de bir sürü hediyelik eşya (bölgenin izlerinden esinlenmiş), el yapımı incik boncuk, takı dükkanları ve tarihi doku ile bezenmiş dar sokakların zevkine varabilirsiniz.
  •     Yine Karaköy durağını kullanmanızı gerektiren bir yönden geliyorsanız Eminönü, Şirinevler, Vatan gibi; Kabataş- Bağcılar tramvayı ile Karaköy durağına ulaşmalısınız. Ve tam karşınızda kalacak olan ortadaki dik yokuşu tırmanabilir ya da yine füniküler seçeneğini tercih edebilirsiniz.

Ne Yesek, Hangi Mekanlara Uğrasak?

Dürüst olmam gerekirse başka illere ya da yörelere gittiğinizde önerebileceğim tatlar, yöresel ve geleneksel lezzetler gibi tavsiyeleri burada veremeyeceğim. Bahsettiğim gibi oldukça şehrin ortasında bir yapımız. 

Yine de Galata Kulesi’nin içinde yer alan ismiyle müsemma Galata Kulesi Restoran manzarasıyla görülmeye değerdir diyebilirim.Galata’nın karşısında kalan Konak ve Günay Restoran gibi oturmuş mekanlarda göz alıcı kule manzarasında bir kadeh şaraba da hayır diyemeyecekler vardır içinizde...Yahu yemek şart değil, ufak bir soluklanalım diyenler içinse seçenek çok. Lavazza’da nefis bir kahve, her daim Galata’nın bekçisi olagelmiş kestaneci, közde mısırcı ağabeylerimiz işbaşında... Ayrıca Galata’nın hemen ayak ucundaki gayet salaş ve açık hava çay ocakları ile kafeler de görülmeye değer.

Rivayetlerle Galata Köşemiz

İlk rivayete göre Galata Kulesi’ne ilk kez beraber çıkan çiftlerin evleneceği yönünde... Bu rivayet Roma dönemine dayanıyor. O dönemde birbirini delicesine seven çiftimiz ailelerinin rızasını alamadıkları için her çıkan çiftin evlenebildiği söylenen kulemize çıkarak muratlarına erdikleri söyleniyor.

İkinci rivayet ise Galata ile Kız Kulesi’nin (Üsküdar) aşkı üzerine. Bu iki kule birbirine delice sevdalı olmasına rağmen karşısındakinin sevgisinden emin olamaz ya da yetersiz görürmüş. Aralarındaki boğaz da kavuşmalarına engelmiş. Bir gün Hezarfen Ahmet Çelebi uçuşunu yapacağını Galata Kulesi’ne anlatır. Galata, bunun üzerine o güne değin yazdığı tüm aşk mektuplarını Ahmet Çelebi’ye vermiş. Ahmet Çelebi de uçuşunu Kız Kulesi üzerinde tamamlayarak aşk mektuplarını Kız Kulesi’ne iletmiş. Mektupları gören Kız Kulesi daha da güzelleşmiş. Galata da onun daha da güzelleştiğini görünce sevgisinin karşılıksız olmadığını anlamış ve yıllarca birbirlerine sevdalı kalmışlar.