Pontus Devleti’nde Türünün Tek Örneği: Kral Kaya Mezarları

Kral Kaya Mezarları, Helenistik dönem'nde, Amasya'daki Harşena Dağı'nın güney eteklerindeki kalker kayalara oyulmuş olan anıt mezarlardır.

Pontus Devleti’nde Türünün Tek Örneği: Kral Kaya Mezarları

Milattan önce 333 yılından itibaren yaklaşık 300 yıl boyunca Pontus Devleti’ne ev sahipliği yapmış Amasya kenti, günümüzde de o dönemin krallarının mezarlığına ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Harşena Dağı’nın güney yamaçlarında oyularak yapılmış bu mezarlar nehir kıyısındaki konumu, sahip olduğu büyüleyici görüntüsü ve tarihe tanıklık etmesiyle ülkemizin Karadeniz Bölgesi’nde en çok ziyaret edilen noktalardan biridir.

Kral Kaya Mezarları Nerededir?

Amasya’da Pontus Krallarına ait olan Kral Kaya Mezarları, Amasya Kalesi sırtlarında bulunmaktadır. Helenistik dönemde Amasya’yı başkent olarak sahiplenmiş; Pontusluların izlerini taşımaktadır. Yeşilırmak boyunca 21 mezarın olduğu bu tarihi yer, Amasya’ya gelenlere kültür gezisi yapma fırsatını da sunmaktadır.

Kral Kaya Mezarları, UNESCO tarafından 2015 yılında Dünya Miras Geçici listesine adını yazdırmayı başarmıştır. Kaya mezarlarının içindeki Büyük Kral Mezarı ile Kızlar Sarayı üzerinde bulunan derince oyulmuş üç mezar, yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekmektedir. Bu mezarların alt bölgesinde Selçuklu Beyliklerinin ve Osmanlı mimarisinin izlerine rastlamak mümkündür. 

Hatuniye mahallesinin sokaklarından geçilerek ulaşılan tarihi mezarların çevresinde, merdivenler de bulunmaktadır. Kral Kaya mezarlarının olduğu yerin bir dönem hapishane ve cezalandırma alanı olduğuna dair de görüşler bulunmaktadır. Mağaraların çevresinin boş bırakılmasının nedeni de mezarların etrafında tavaf yapabilmek içindir. Bu mezarların çevresinde bulunan mağaralarda da Hristiyan keşişlerin herkesten uzaklaşarak, manevi inançlarını sürdürdüğü söylenmektedir.

Manzaralı Bir Seyrin Eşlik Ettiği Binlerce Yıllık Tarihi Birikim

Geçmişten günümüze Frigya, Pers, Pontus, Roma, Doğu Roma, İlhanlı, Selçuklu, Osmanlı egemenliklerine kapılarını açmış yamaçlara ilk yerleşimin Erken Tunç Çağında başladığı ve kentin tarihi Hatti Ülkesi’nin bir parçası olduğu düşünülmektedir. Osmanlı Devleti’nde şehzadelerin tecrübe kazanmak için gittiği bir sancak olan Amasya ili, Atatürk’ün önderlik ettiği Kurtuluş Mücadelesi sırasında da çok kritik bir öneme sahiptir. Amasya sınırlarında yer alan Kral Mezarları da tarihin bazı dönemlerinde farklı amaçlar için kullanılmış olmakla birlikte VI. Mithridates’in Roma elçilerini buraya hapsettiği bilinse de buranın bir cezaevi olarak kullanıldığına inanmak oldukça güçtür. 1000-1200 yılları arasında sıklıkla Hristiyan keşişlerin inzivaya çekilmek için tercih ettikleri kayalıklar Yeşilırmak Nehri kenarında yer almakta, bu da tarihin kıyılarında gezen ziyaretçileri için dingin bir atmosfer sağlamaktadır.

Kral Kaya Mezarları’nın karşıdan etkileyici olan görüntüsü içerisindeki mağaralar gezildikçe ve birbirine arkadan bağlanan tünelleri görüldükçe başka boyutlar kazanmaktadır. Kızlar Sarayı’nın üzerinde yer alan üçlü mezarlar birbirine çok yakın oyulmuş olsa da yapılarındaki farklılıklar sebebiyle kralların ihtişamını sergilemek için birbirlerini gölgede bırakmaya çalıştıklarını düşündürmektedir. Batı yönündeki son mezar ise 15 metre yüksekliği, 8 metre genişliği ve 6 metre derinliği ile en büyük mağaraya sahip olması nedeniyle yörede ‘Büyük Kral Mezarı’ olarak da adlandırılmaktadır. Dantel görünüşlü nehrin etrafında bulunan Yalıboyu Evleri’nin hemen arkasında kalan Kral Kaya Mezarları’nın UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne eklenmesinden sonra bölgeye olan ilginin daha da arttığı bilinmektedir.

Yüzlerce Yıllık Aşk Destanı

Aynalı Mağara olarak adlandırılan bir diğer mezarın ise M.Ö 2. yüzyılda yaşamış bir Mitra rahibi olan Tes için oyulmuş olduğu mezarın duvarında yazılı olan ‘Büyük Rahip Tes’ yazısından anlaşılmakta, nesiller boyu anlatılan bir efsane bu mezardan doğmaktadır. Efsaneye göre kızını dünyanın en yiğit delikanlısı ile evlendirmek istemekte, bunun için de kızının güzelliği karşısında bayılmayacak kişiyi aramaktadır. Ancak kızın dillere destan güzelliği sebebiyle onu gören her genç düşüp bayıldığı için dünyanın dört bir yanından gelen gençler boyunları bükük geri dönmek zorunda kalmaktadır. Cesaretini toplayıp gelen Mitra rahibi kralın kızını gördüğünde ise ikisinin bakışlarından bir alev topu çıkmış ve ikisi de kömüre dönüşmüştür, aynalı mağara bu iki gencin mezarı olmuştur.

Tarihle Yaşayan Kentte Başka Nereler Gezilebilir

Ferhat’ın Şirin için deldiği dağa yapılmış ve Ferhat Su Kanalı ismini almış mühendislik harikası, Amasya’ya kuşbakışı bakmanızı sağlayacak olan yaklaşık olarak m.ö 4.yüzyılda yapıldığı düşünülen Amasya Kalesi, yıllarca yumuşacık kumaşların dokunduğu ve günümüzde hem alışveriş yapıp hem çayınızı yudumlayabileceğiniz Merzifon Bedesteni,sizlere otantik bir konaklama imkanı sunan Amasya Taşhan, yaklaşık 600 yıllık tarihe sahip Mustafa Bey ve Kumacık Hamamları , Osmanlı ve Selçuklu mimarilerinden izler taşıyan dört bir yandaki camileri ise Amasya ilinde ziyaret edebileceğiniz diğer önemli turistik yerlerdir.

Yüzlerce Yıl Osmanlı Şehzadelerini Ağırlayan Amasya’da Padişahlara Layık Yemekler 

Yöresel bir çeşit mantı olan Hengel bu yemeklerin en bilineni olsa da vişneli ekmek, helle çorbası, patlıcan çullama, keşkek, meyveli bir et yemeği olan ayva galesi,bakla dolması ve dene hasudası gibi pek çok yemek asırlık geleneksel yöntemlerle hazırlanarak ziyaretçilerine sunulmaktadır.

Ne Kadar Uzaklıkta?

Amasya sınırlarında bulunan Kral Kaya Mezarları, İstanbul’dan yaklaşık olarak 10 saat sürmektedir. Ankara’dan 5-6 saat, Samsun’dan ise 2 saat sürmektedir. Hem tarihi bir gezi yapabilmek hem de Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini görebilmek amacıyla seyahat planlarınıza Kral Kaya mezarlarını ekleyebilirsiniz.

Amasya’da Gezilecek Diğer Yerler:

Amasya Arkeoloji Müzesi

11 ayrı medeniyete ev sahipliği yapmış Amasya’nın arkeolojik, el yazması ve mühür gibi eserlerin sergilendiği bu üç katlı müzeyi gezebilirsiniz.

Yalı Boyu Evleri 

Şehir merkezinde bulunan bu tarihi evler, iki ya da üç kat olarak yapılmıştır.

Amasya Kalesi

Harşena Dağı’nın üzerinde bulunan bu kale, Amasya’yı tepeden görebilmeniz için idealdir. 

Minyatür Amasya Müzesi

Maketlerle yaratılan minyatürlerin sergilendiği alanda, Amasya’nın kültürel yapısını görmek mümkün olmaktadır. 

Hazeranlar Konağı

Yalı boyu evlerinin içerisinde bulunan Hazeranlar Konağı, Hatuniye Cami’nin yanında konumlandırılmıştır. Mimari yapısıyla da Safranbolu evlerini anımsatmaktadır. Konağın ismi bu konakta uzun süre yaşayan Hazeran Hanım’dan alınmıştır. 

Burmalı Minare Cami

Derekocacık mahallesinde bulunan bu camiyi Selçuklu hükümdarı II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in veziri Necmeddin Ferruh Bey ve kardeşi Haznedar Yusuf’un yaptırıldığı bilinmektedir.

Şehzadeler Müzesi

İki katlı bu ahşap müzenin alt katında Amasya ilinde valilik yapmış; ama sultan olamayan şehzadelerin balmumu heykelleri, üst katında ise valilik yapıp, daha sonra sultan olan şehzadelerin balmumu heykelleri sunulmaktadır.

II. Bayezid Külliyesi

1481 yılında II. Bayezid’in tahta çıkmasıyla başlamış olan bu tarihi yapı 1486 yılında tamamlanmıştır. 

Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Müzesi

Fatih Sultan Mehmet döneminin önemli hekimlerinden sayılan Amasyalı Sabuncuoğlu Şerafeddin için 2011 yılında hizmete açılmıştır.

Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi

Bu müze Şirin’e olan aşkından dağları delen Ferhat ve Şirin’in yaşadığı yer olarak bilinmektedir. Öykünün geçtiği yeri görmek ve Ferhat Su Kanalını gezmek için ziyaret edebilirsiniz. 

Saraydüzü Kışla Binası Milli Mücadele Müzesi

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bu bölgede, 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesini açıklamıştır. Bu tarihi ana işaret eden müzeyi gezi rehberinize ekleyebilirsiniz.

Yorumlar (0)